TESLİME NİNE İLE PROBİYOTİKLERİN ÖYKÜSÜNE YOLCULUK

TABİATTA HER ŞEYİN BİR NEDENİ VARDIR- ARİSTO MÖ 385-322

Bir hekimin sağlıklı yaşamın sırlarının peşine düşmesi yeni bir şey değil kuşkusuz. Böyle bir yolculukta insanın maya ile serüvenine bakmamak olmaz. Bu serüvene bilim ve tarih penceresinden baktığınızda insanoğlunun mayaya, doğada hüküm sürmesine borçlu olduğunu anlıyoruz.

İki filozof ve bilim adamının ünlü sözleri ışığında konuya bakarken, Metchnikoff’tan sıkça söz edeceğiz. Kısa bir giriş olarak Metchnikoff; (1845-1916), bağışıklık biliminin (immunoloji) öncü bilim adamlarından. 1908’de bu alanda yaptığı önemli bir buluş ile Nobel Tıp Bilim Ödülü’nü aldı. Neden kendisinden sıkça söz edeceğime gelince, tüm yaşamını iki konuya; mikroplar ve bağışıklık sistemine adamıştı. Bugün bilimin de tekrar yüzünü doğaya döndüğü noktada, Metchinikoff’dan yaklaşık 100 yıl sonra tekrar mikroplar, ama kötü anlamı ile hastalık yapıcı olarak değil , sağlıklılıktaki etkileri ile, bilim açısından hak ettiği ilgiyi görmekte. 1907 yılında yazdığı “Prolongation of Life” (Uzun Yaşamın Sırları) adlı kitabında, kalın barsaklarımızda bulunan bazı zararlı bakterilerin yaşlanma ve hastalıkların nedeni olan ‘toksik’ maddelerin kaynağı olabileceğinden, bu bakterileri, dost bakterilerle (probiyotikler) değiştirebilirsek sağlıklı ve uzun yaşayabileceğimizden söz etmişti. Yaptığı önemli bir gözlem sonucunda, yoğurt gibi laktobasiller (en çok probiyotik olarak kullanılan bakteri) içeren mayalanmış süt ürünleri kullananların uzun süre yaşadığını fark etmiş, kendisi de ölene kadar her gün ekşi süt içmişti.

Tüm dinlerde, inançlarda, pek çok tarih kitabında fermente süt ürünleri ve fermentasyona uğramış gıdalardan; ekmek, kefir, kımızı şarap ve peynirden söz ediliyor. Yoğurt ise, fermente (mayalanmış) süt ürünlerinin en yaygın kullanılanı ve tüm Dünya‘ya yayılmasında Türklerin önemli rolü var. Asurluların yoğurt için kullandıkları ‘lebeny’ de yaşam demek. Yani probiyotiklerin tarihi insanlık tarihi kadar eski aslında. Ancak güncel anlamıyla probiyotiklerin isim babası Metchnikoff. Dünya Sağlık Örgütü, probiyotikleri; yeterli miktarda verildiğinde sağlık yönünden yarar sağlayan canlı mikroorganizmalar olarak tanımlamakta. Biz kısaca (pro; için, biyotik; canlılık, yaşam) yaşam için, dost bakteriler olarak söz edelim. Yani antibiyotik teriminin (anti; karşıt) tam karşıtı.

BİR İNSAN ÖLÜMÜ ÖZLEYECEK KADAR UZUN VE SAĞLIKLI YAŞAMALI, AYNI UYKU İÇGÜDÜSÜ GİBİ ÖLÜM İÇ GÜDÜSÜ DE GELİŞTİRMELİ –METCHNİKOFF

Maya, bize doğanın sunduğu en doğal sağ kalım armağanı. Kuşkusuz bu değerli armağanının bizlere kadar ulaşmasında yörüklerin önemli bir yeri var. Teslime teyze de böyle çıktı karşımıza. “Derda Deva” diye düştüğümüz yollarda yörüklerin izini sürelim derken bir köyde rastladık ona. Öyle bir köy ki, çiçeklerin, ağaçların görkemi ve kokusundan başım döndü. Göremez sütünü anlattı bize. Kuzunun ilk emdiği süt. Dağlarda göç ederken peynirde yoğurtta kullandıkları maya. Anne sütü bilinen en doğal probiyotik zaten. Kendisi 94 yaşındaydı ve Metchnikoff’un arzuladığı gibi ,ölüm içgüdüsünü hissedecek kadar uzun ve sağlıklı yaşamıştı. Doğal olmayan hiçbir şey yememiş içmemişti ama bunu kendiliğinden, öyle bildiği için yapmıştı. Özetle yiyecek ve içeceklerini uzun süreler saklamak için bulduklarını sandıkları maya, sağlıklılık ve türümüzün devamlılığında bizimle el ele yürümüş ilk probiyotiklerdi. Son 20 yılda ivme kazanan probiyotikler ile ilgili bilimsel çalışmalardan, barsaklarımızdaki bakteri dengesinin sağlımızla ilişkisinden ve sofralarımıza yansıyan, dost bakteriler ile dost alışkanlıklarımızdan söz etmeyi sürdüreceğim.

Featured Posts
Posts Are Coming Soon
Stay tuned...
Recent Posts
Archive
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now